Mutsuzluğun Kökenleri
Uygun
- Psikolojik sorunların yalnızca bireyin iç kusuru olarak açıklanmasını yetersiz bulan ve farklı bir bakış arayanlara
- Psikoloji, sosyoloji ve felsefenin kesişimiyle ilgilenen okurlara
- Terapistlere, öğrencilere ve «neden bu kadar çok insan acı çekiyor» sorusuna toplum cephesinden cevap arayanlara
Uygun değil
- Hızlı pratik tavsiye ve kişisel gelişim teknikleri arayanlara: kitap eleştirel kuramdır
- Terapinin etkinliğini savunan dengeli bir metin bekleyenlere: yazar terapiye kuşkuyla yaklaşır
- Hafif, hikâye üslubunda psikoloji okuması arayanlara: metin ağır ve felsefidir
Giriş David Smail'in temel tezini koyar: duygusal sıkıntıyı anlamak için yaygın inanışları tersine çevirmek gerekir — «psikopatolojinin» ürünlerini kendi içimizde bulup yok etmek için içe bakmak yerine, acımızın ve mutluluğumuzun kaynaklarını belirlemek için dünyaya bakmalıyız. Yazar başlangıçta hepimizin psikolojik bir anormalliğin taşıyıcıları değil, sosyal patolojinin masum kurbanları olduğunu iddia eder. Bu, yaşam deneyimimizden zarar görmediğimiz anlamına gelmez, ama bu tür zararın ne nedenlerinin ne de «tedavilerinin» «iç» mesele olarak ele alınamayacağı anlamına gelir.
Smail önceki eleştirilerin üç açıdan yetersiz kaldığını yazar: kendi argümanlarından radikal sonuç çıkarmadılar (Adler'den Laing'e terapötik bakışla konuştular), kuramsal unsurları hâlâ bireysel psikolojiye dayanır (çoğunun kökü Freudcu psikanalizdir) ve sunulan toplum vizyonu çoğu zaman aileyle sınırlıdır. Yazar otuz yıl Ulusal Sağlık Hizmetleri'nde klinik psikolog olarak çalışmıştır ve şunu çıkarmıştır: ona başvuran insanlar kendilerinde «yanlış» bir şey olduğunu giderek daha az düşünüyordu, acıları hiçbir şekilde kendi «hataları» sayılamazdı. Kitapta «basit cevaplar» yoktur, çünkü basit cevap olsaydı çoktan bulunurdu.
1. bölüm psikolojinin toplumdaki artan yeriyle açılır: bir zamanlar akademinin küçük bir dalı ve bir avuç eksantrik doktorun alanı olan psikoloji şimdi danışmanlık, psikoterapi, psikometrik test ve stres yönetimi gibi ürünleri herkesçe bilinen büyüyen bir endüstridir. Yazar bu dönüşümden bazı yararlar çıktığını kabul eder (elektrikle sersemletmekten ve gizemli tedavilerden uzaklaşma), ama sorar: bu patlama neyi gösterir? Psikolojik sıkıntıda azalma var mı? Yanıt: psikolojik kuram ve tekniklerin yaygın kullanımının sıkıntıyı azalttığına dair hiçbir kanıt yoktur ve gelişmeleri bilimsel kanıta dayanmamıştır.
Smail psikolojik alanı «pazaryeri» olarak adlandırır: psikanaliz ilk «marka terapi» olmuştur, her biri kendi sınırlarını çizmeye, prosedürlerini patentlemeye ve davetsiz misafirlerin girişini önlemeye çalışan rakip gruplar vardır; Freud, Jung, Rogers, Ellis gibi liderlerin kuramları kişisel kaygılarını yansıtır. Bu terapilerin hangisinin «doğru» olduğu sorusu anlamsızdır, çünkü bunlar az çok sade yaşam felsefeleri ve bununla başa çıkma stratejileridir. Bölümün bu kısmı «Psikoloji, etkili olmasını çok istediğimiz için ve etkili olmadığını göstermek imkânsız olduğu için gelişir» düşüncesine varır.
- Yazar tezini girişte açıkça koyar ve sonraki bölümlerin konusunu ondan çıkarır
- Eleştiri üç noktada sistemleştirilmiştir: radikal sonuç çıkarmamak, bireysel psikolojiye dayanmak, toplum vizyonunun dar olması
- Akademik terimler ve sade dil bir arada kullanılır; yazar okuru «ortalama okur» saymaya çalışır
- Bölüm gözlem, soru ve yanıt sırasıyla kurulmuştur
Kitabın kendisinin de andığı, sıkıntıyı toplumsal ve kişilerarası bağlamda ele alan önceki eleştirel psikiyatri
Psikiyatrik sınıflandırmaların ve «ruhsal hastalık» kavramının eleştirisi
Eşitsizliğin insanların refahına ve sağlığına etkisini verilerle gösteren daha güncel bir eser
Okunan kısmın sonunda Smail düşüncesini iki cümleyle özetler: psikoloji «a) etkili olmasını çok istediğimiz için, b) etkili olmadığını göstermek imkânsız olduğu için» olağanüstü biçimde gelişir. Sonra «Etkinlik Arzusu» alt başlığıyla terapilerin ortak yönlerini çözümlemeye geçer. Bundan sonrası bu incelemenin kapsamı dışındadır.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.