Para Ağacı
Uygun
- Çocuklarına para, emek ve sorumluluk konusunda eğlenceli, hikâye yoluyla ders vermek isteyen ebeveynlere
- Türk atasözlerinin çocuklara uygun, çağdaş bir yorumunu arayanlara
- Birinci tekil şahıs, samimi, mizahi bir çocuk sesiyle yazılmış düzyazıyı sevenlere
- İllüstrasyonlu, kısa bölümlü kitapları çocuklarına okutmak isteyen ebeveynlere
Uygun değil
- Yetişkin okur için ciddi bir finans literatürü arayanlara
- Doğrusal, hızlı tempolu bir macera kurgusu bekleyenlere — kitap günlük yaşam sahneleriyle yavaş yavaş ilerliyor
- Karmaşık, çok katmanlı karakter psikolojisi arayan yetişkin okurlara
- Kitabın yerel (Türk) kültürel bağlamından (atasözleri, gündelik ayrıntılar) uzak bir okuma deneyimi isteyenlere
Kitap birinci tekil şahıstan, genç bir kızın çocukluk anıları olarak açılır — ailesiyle komşuya misafirliğe gittiğinde "misafirlik senaryolarının" (oynayacak çocuk var mı yok mu) mizahi bir sınıflandırmasını yapar, bu da kitabın samimi, konuşma diline yakın tonunu hemen kurar.
Sonunda "tembel oğlan" diye anılan bir çocukla tanışır — yataktan hiç çıkmayan, oynamak, hatta konuşmak bile istemeyen bir çocuk. Odası ise tam tersine karakteristik biçimde düzenli: her şey kutusunda, dokunulmamış, "mağaza vitrini" gibi tertemiz.
Annesinin ve babasının "tembel teneke" diye şikayet ettiği bu çocuğun ebeveynleri, anlatıcının kendi "dağınık, hareketli" çocukluğuna imrenerek bakar — kitap burada ebeveyn gözünden "iyi çocuk" kavramının göreceliğini mizahi biçimde gösterir.
Anlatıcı eve dönüp kendisi de "tembel oğlan gibi olmak" ile ebeveynlerini tehdit etmeye çalıştığında, annesi sert bir yanıt verir: "Yatanın yürüyene borcu var! Öyle yan gelip yatamazsın!" — kitabın ilk bölümünün adı ve ana mesajı budur.
Bölüm, bir ay sonra tembel oğlanın babasının işten çıkarıldığı haberiyle kapanır — aile bu konuda bir daha konuşmaz, ama beş yıl sonra yeniden karşılaşacakları ima edilir.
İkinci bölüm zamanda ileri atlar — anlatıcı artık lise sınavına hazırlanan bir gençtir, aile hâlâ işçi sınıfındandır, aylık "dönerci" gidişi ailenin en büyük küçük lüksüdür. Bir gün dönerci önünde babasının eski iş arkadaşı Sami amcayı görürler — o artık bütün döneri satın alacak kadar zengin görünmektedir.
Sami amca, oğlunun (eski "tembel oğlan") birden zengin olduğunu, bu yüzden kendisinin de işi bıraktığını anlatır — bölüm açık bir soru üzerine kapanır: bu "kolay zenginlik" kalıcı olacak mı, yoksa kitabın adı olan "Para Ağacı" metaforu bir uyarı mı?
- Birinci tekil şahıs, çocuk bakış açısından yazılmış, mizahi ve samimi bir ses
- Her bölüm bir Türk atasözünün adını taşıyor ve o bölümün ahlaki dersini şekillendiriyor
- Mert Tugen'in illüstrasyonları (basılı kitapta) metinle paralel ilerliyor, görsel mizah katıyor
- Diyaloglar doğal, çocuk konuşma diline uygun — kısa cümleler, tekrarlar, günlük dil
Benzer hedef kitle, para ve emek üzerine benzer ana mesaj
Benzer illüstrasyonlu, eğlenceli formatta çocuklara finansal kavramlar öğretiyor
Sami amcanın ailesi para ağacını sır gibi saklar ama bir gece dolu yağar. Sabah Sami amcanın oğlu Uysal anlatıcıyı acil çağırır: annesiyle babası onu bütün gece toprağa bozuk para ektirmiş ama tek bir yeni ağaç çıkmamıştır. Uysal buna hiç üzülmediğini itiraf eder: para ağacı ona yalnızca kısa bir süre anne babasının sevgisini kazandırmıştı.
Anlatıcı Uysal'a «Tembelim, yapamıyorum» dememeyi öğretir, tıpkı bir zamanlar matematik öğretmeninin ona öğrettiği gibi. Cevabı gezgin akrabası Yunus abi verir: Tuna boylarındaki gezilerini anlatan, Mavi Tuna valsini, Plevne marşını bilen Yunus abi üniversite sınavına ilk kez şimdi girmeye hazırlanmaktadır. Babanın sözü yerine oturur: «Zararın neresinden dönülse kârdır». Anlatıcı anahtarı bulur: insan kendi kendini yetiştirebilir.
Son bölümde anlatıcı artık büyümüştür. Ailesinin «öğretmen ol, doktor ol, polis ol» önerilerini dinlememiş, gastronomi okumuştur. Ortağıyla bir yarışma kazanıp ekmek dükkânı açmışlardır. Uysal'la yolları hep yan yana devam eder. Ağaçtan ilk gün kopardıkları para çerçevelenip dükkânın duvarına asılmıştır. Anlatıcı düzeltir: «Bizim para ağacımız hayallerimiz ve gayretimiz».
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.