Pozitif Psikoterapi — Terapistin El Kitabı
Uygun
- Psikologlara, psikolojik danışmanlara ve psikoloji öğrencilerine
- Klasik terapiye «güçlü yönler» yaklaşımını eklemek isteyen uygulayıcılara
- Pozitif psikolojinin klinik uygulamasıyla ilgilenenlere
Uygun değil
- Kişisel gelişim kitabı arayan sıradan okura — bu bir terapist el kitabı
- Pozitif psikolojinin eleştirel bir incelemesini bekleyenlere
- Ağır bir ruhsal sorun yaşayıp uzman yerine kitap arayanlara
Önsöz kitabın ana iddiasını tek cümleyle söylüyor: klasik psikoterapinin dile getirilmemiş varsayımı, danışan neyin yanlış gittiğini uzun uzun konuşursa bir şekilde iyileşeceğidir. Pozitif psikoterapi (PPT) tersini öneriyor: danışanı hayatındaki doğru, güçlü ve iyi olanı görmeye ve en iyi özelliklerini bozukluklardan korunmak için kullanmaya teşvik ediyor. Yazarlar bunu üç kısa öyküyle gösteriyor: travmatik anılara takılıp kalan Emma affetmenin gücünü keşfediyor, psikiyatri acil servisinde oturan Alejandro kendi iç kaynaklarını görüyor, hiçbir tanıya tam uymayan Myriam ise yaratıcılığının onu mezun edeceğini anlıyor.
Birinci bölüm ilginç rakamlarla çalışıyor. Yazarlar «%65 bariyeri» dedikleri sorunu açıklıyor: depresyonun en etkili iki tedavisi — bilişsel davranışçı terapi ve SSRI antidepresanlar — yaklaşık %65 yanıt veriyor, bunun da %45–55'i plasebo etkisi. Danışanların bir kısmı terapiden hiç fayda görmüyor, %5–10'u ise kötüleşiyor bile. Seligman ve Rashid bunun bir nedenini psikoterapinin tıbbi modele ve bir «Kurban Bilimi»ne sıkışmasında görüyor. Öfkeyi «dışa vurmak», «yastığa vurmak» gibi hidrolik düşüncelere de şüpheyle yaklaşıyorlar: bunun öfkeyi artırabileceğini yazıyorlar.
Kitabın en değerli yanı seansların nasıl anlatıldığı. Birinci seans iki uygulamadan oluşuyor. «Pozitif Başlangıç»ta danışan zor bir durumun üstesinden geldiği bir anı başı, ortası ve iyi bir sonu olan bir öykü olarak yazıyor. Öykü zarfa konup mühürleniyor ve terapinin sonunda yeniden açılıyor. «Şükran Günlüğü»nde ise her akşam günün üç iyi olayı ve neden gerçekleştikleri yazılıyor. Her uygulama için terapiste hazır senaryo, tartışma soruları, «uyum ve esneklik» ve kültürel değerlendirme notları veriliyor. Bu yapı yeni başlayan bir terapist için çok faydalı.
Bölümün en akılda kalan kısmı yazarlardan birinin kişisel öyküsü. Brooklyn'de bir yoga dersinden sonra iki genç ona silah doğrultup arabasını kaçırır. O, Ujjayi nefesiyle sakinleşir ve «terapist içgüdüsüyle» soru sorar: «Bunun dışında ne iş yapıyorsun?» Sohbet uzar, gençler ona rap dansının «hareketlerini» öğretir, ATM'yi unuturlar ve 45 dakika sonra onu sağ salim bırakırlar. Yazar o günden beri danışanlarına «Hangi konuda iyisin?» diye sormaktan asla çekinmediğini yazıyor. Bu öykü pozitif yaklaşımın özünü güzel gösteriyor.
Şükran üzerine bölüm Robert Emmons'ın araştırmalarına dayanıyor: şükran öz saygıyı artırır, stresle başa çıkmaya yardım eder, ilişkileri güçlendirir, hatta uyku kalitesiyle ilişkilidir. Yazarlar «olumsuzluk yanlılığını» da açıklıyor: evrim bize kötü olaylara daha güçlü tepki veren bir beyin vermiş, bu yüzden iyiyi görmek özel çaba gerektiriyor. Burada bir eleştiri payı var: yazarlar pozitif müdahalelerin etkisini çoğu zaman en elverişli çalışmalarla gösteriyor, son yılların meta-analizlerindeki daha mütevazı sonuçlara az yer veriyor.
Genel olarak kitap, adından da anlaşıldığı gibi, terapist için bir çalışma aracı. Bölümlerin çoğu aynı şemayla kurulmuş (temel kavramlar, seans içi uygulama, yansıtma, örnek olgu, esneklik, kültürel notlar); bu da başvuru kitabı olarak rahat, baştan sona okumak için ise monoton. Türkçe çeviri beş çevirmen tarafından yapılmış, terminoloji ortak, ama üslup bölümden bölüme biraz değişiyor.
- Her seans için hazır senaryo, çalışma kağıtları ve tartışma soruları
- Gerçek klinik öyküler ve yazarın kişisel deneyimi
- Kültürel farklılıklara ayrı bir özen
Pozitif psikolojinin popüler dilde ilk kapsamlı sunumu
PERMA modeli — kitabın kuramsal temeli
Seanslarda kullanılan karakter güçleri sınıflamasının kaynağı
Okunan kısımda şükür bölümü Robert Emmons'un araştırmalarına dayanır: şükür benlik saygısını artırır, stresle başa çıkmaya yardım eder, ilişkileri güçlendirir, hatta uyku kalitesiyle ilişkilidir. Yazarlar «olumsuzluk eğilimi»ni de açıklar: evrim bize kötü olaylara daha güçlü tepki veren bir beyin armağan etmiştir, bu yüzden iyi olanı görmek özel çaba gerektirir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.