Kitabda Nə Var? Kitabda Nə Var?
Görünüm
Bize katıl
Kitapta ne var? Tartışma Hakkımızda
Azərbaycan English Русский Türkçe ✓
← İncelemeler
Roman

Tabu — Hovardalığın Kitabı

Türkçesi: Tabu: Hovardalığın Kitabı
M. Mehmet Ünver
İnceleyen: Cavid Mehdiyev12 Ekim 20261 dk okuma
Ankara'da geçen sosyal-psikolojik roman: bacağı sakat anahtarcı Can, hovardalıkla övünen arkadaşı Samet ve ikisinin arasındaki Ayla. En güçlü yanı aşk, sakatlık ve «tabu» konusundaki cesur kahraman monologları, minibüs ve dükkân ortamının canlı ayrıntıları. Zayıf yanı karakterlerin uzun felsefi konuşmaları, tekrar eden sahneler, kadınlara bakışın kabalığı ve sondaki dramatik dönüşün aceleye gelmesi.
Bu kitap kime uygun?
Uygun
  • Türk sosyal-psikolojik romanını sevenlere: aşk, yalnızlık ve toplum baskısı üzerine uzun iç monologlar arayanlara
  • Ankara şehir hayatını, minibüs, dükkân ve gecekondu ortamını merak edenlere
  • Sakat bir insanın sevme hakkı ve «tabu» kavramını felsefi bir tonda okumak isteyenlere
Uygun değil
  • Cinsel içeriği ve kaba dili tolere edemeyenlere: kitapta birkaç açık sahne, kadınlara yönelik aşağılayıcı ifadeler var
  • Kısa, sıkı olay örgüsü arayanlara: roman tekrar eden diyaloglarla uzuyor
  • Kadın karakterlerin güçlü ve bağımsız anlatılmasını bekleyenlere: kadınlar daha çok erkek bakışıyla veriliyor
Okuyucular nasıl değerlendiriyor
Okunabilirlik 3.4/5 Orta
Olay hızı 3.0/5 Orta
Romantizm 3.7/5 Çok
40 kişi oy verdi
Giriş: Ramazan akşamı, Ankara minibüsü ve iki farklı erkek
Kitabın s. 7–46 · ≈%22'si (Ramazan akşamından Can'ın Ayla'yla yeniden yakınlaşmasına kadar). 47–52. sayfalar spoiler kısmındadır; kalan ≈%75 bu incelemede açılmaz.

Roman, Ramazan ayında, Ankara'nın Ulus Meydanı'nda, iftar vaktine yakın başlıyor. Minibüs durağı insanla dolu. Ayla sigarasını yakmak istiyor, çakmağı tutuşmuyor ve arkasında duran Can'dan ateş istiyor. Bu kısa tanışma sonra da sürüyor: aynı minibüse biniyorlar, yan yana oturup ad, iş, oturdukları yer üzerine konuşuyorlar. Can, Ulus'ta anahtarcı dükkânında çalışıyor; Ayla Anafartalar çarşısında, «yürüyen merdivenler»in üçüncü katında perdelik kumaş satıyor. İkisi de İbrahim Tatlıses şarkılarını seviyor.

Ayla eve geliyor ve ailenin iftar sofrasına katılıyor. Anne Zeynep, teyzesinin kızı Zehra'nın istemesinden söz ediyor. Ailede kızın ne zaman evleneceği sorusu sürekli konuşuluyor. Zehra, bayramın son günü isteyeceklerini söylüyor. Ayla ise durakta tanıştığı genç hakkında yalnızca «hoş biri» diyor, adını bilmiyor. Mutfakta iki kız gülüyor, şakalaşıyor, sofrayı topluyor.

Can ile iş arkadaşı Samet anahtarcıda, ustanın yanında çalışıyor. Samet zayıf, bıyıklı, evli ve iki çocuk babası; ama kendini «hovardalığın kitabını yazan» adam olarak tanıtıyor: sekiz-dokuz sevgilisi var, onları ad ve rakamla sayıyor. Can çocukken geçirdiği hastalık yüzünden aksıyor, yalnız yaşıyor, roman yazmaya çalışıyor. Samet ona defalarca kadın bulmaya çalışıyor, Can ise her seferinde ya reddediyor ya da yalnızca misafir gibi oturuyor.

Bir gece Samet sarhoş, baygın bir kadını Can'ın evine getiriyor ve «keklik getirdim» diyor. Samet çıkıyor, Can kadına dokunmuyor, üstünü örtüyor ve kanepede uyuyor. Sabah kadın uyanıp ona «Allah belanı versin» diyor. Ertesi gün Samet ne olduğunu soruyor, Can dokunmadığını söylüyor ve Samet ona «Senden adam olmaz» diyor. Bu bölüm kitabın temel çatışmasını gösteriyor: Samet kadınları elde edilecek bir şey olarak görüyor, Can ise «içim elvermiyor» diyor.

Bayramda Can, Samet'in Keçiören'deki gecekondusuna geliyor. Burada Samet'in annesi Esma, babası Ahmet ve karısı Kezban var; herkes Can'a içten davranıyor, çocuklar elini öpüyor. Samet'in aile hayatıyla gizli hayatı arasındaki çelişki göze çarpıyor: evde dindar, ailesine bağlı, dışarıda her gün başka bir kadın. Samet Can'a, karısı sorarsa «bizde içtik» demesini söylüyor.

Asıl dönüm noktası şu: bir sabah durakta Can, Ayla'yla birlikte minibüsten iniyor ve yürürken Ayla onun aksadığını görüyor. Yüzünün rengi değişiyor, söz söylemeden hızla ilerliyor, Can'ı beklemiyor. Can kendini yalnız bırakılmış hissediyor, gözyaşlarını tutamıyor, Meclis binasının önündeki Atatürk heykeline bakıp «Türküm, doğruyum, ama mutlu değilim» diyor ve caminin çeşmesinde yüzünü yıkıyor.

Sonra Samet onu Sibel'in evine götürüyor. Orada on altı yaşındaki Tuğba var; Samet ona «malın iyisini» öneriyor. Can utangaçlığından Tuğba'nın odasına geçemiyor, oturduğu yerden kalkmıyor. Samet yine gürültü koparıyor, bütün iletişim Can'ın utangaçlığıyla eğlenmeye dönüşüyor. Aynı zamanda Ayla, Zehra'ya Can'ı gördüğünü, ona acıdığını söylüyor ve utandığını saklamıyor.

Aradan günler geçiyor. Bir akşam durakta Ayla kendisi ona selam veriyor ve «yarın görüşürüz» diyor. Can her gün biraz daha erken gelip onu beklemeye başlıyor. Minibüste yan yana oturuyorlar, İbo şarkıları çalıyor, Ayla beyaz hırka giyiyor ve «yakışmış» sözü Can'ı sevindiriyor. Samet ise yeni sarışın kızıyla övünüyor, Can ise sessizce «tabular»ı, özellikle aksaklığı düşünüyor: kendini «yeşil çınar» sansa da insanlar ona «kuru ağaç» gibi bakıyor.

Okuma deneyimi
  • Roman uzun monologlar ve diyaloglarla kurulmuş; Can'ın «tabu» üzerine iç düşünceleri kitabın ana fikir hattı
  • Samet karakteri canlı: dil, mimik ve övünmeyle karakter kuruluyor
  • Ankara minibüsü, anahtarcı dükkânı, Menekşe pasajı ve Keçiören gibi ortam ayrıntıları inandırıcı
  • Ayla'nın aşk–arkadaşlık kararsızlığı ve Can'ın umudu uzun sahnelerle veriliyor, zaman zaman tekrarlanıyor
  • Felsefi konuşmalar (aşk, tabu, cinsellik) bazen hikâyenin akışını yavaşlatıyor ve karakterler tek sesle konuşuyor
İçerik uyarısı
Kitapta birkaç açık cinsel sahne var (Samet–Ayşe, Samet–Zeynep, Can–Tuğba) ve cinsel eylemin anlatımı oldukça açıkYan karakter Samet baygın sarhoş bir kadınla ilişkiye giriyor ve Can'a da bunu öneriyor; Can reddediyor. Bu, cinsel şiddet anlatımı sayılabilirSamet 16 yaşındaki imam kızını ele geçirmeye çalışıyor, sonra vicdanı yüzünden vazgeçiyor; bu hat cinsel eylemle bitmiyorKadınlara yönelik aşağılayıcı ifadeler, hovardalığın övülmesi ve fuhuş ortamı kitap boyunca sürüyorBir karakter (Ayla) zenci insanlar hakkında ayrımcı bir söz söylüyor; Can buna itiraz ediyor
Bunu sevdiysen
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali

Aşk, yalnızlık ve toplum baskısı üzerine bir Türk romanı

Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa

Bedensel kusuru olan bir gencin aşk ve toplum karşısındaki mücadelesi

TutunamayanlarOğuz Atay

Topluma uyum sağlayamayan kahramanın iç monologları

Spoiler
%26'nın sonu: Samet ile Ayşe arasındaki konuşma
⚠️ S. 47–52: Samet'in yan hattı burada açılır. Ayşe'yle konuşmanın nasıl gittiğini bilmek istemiyorsan açma.

Pazar günü Samet, Keçiören Parkı'nda Can'a «Ayşe'yle bir iki saatlik işim var» diyor ve başı örtülü, orta yaşlı bir kadının peşinden gidiyor. Ayşe kızı Semra'yı ablasına bırakmış, gizlice onu evine götürüyor. Samet asansörde ona el uzatmaya çalışıyor, Ayşe ise yalnızca kapı kapandıktan sonra ona sarılıyor.

Evde Ayşe çay demliyor ve Samet'e ona olan sevgisinin bittiğini söylüyor: altı ay önce âşık olmuş ama Samet İstanbul'dan döndükten sonra değişmiş. Bir kez bile ne yaşadığını, nerede oturduğunu ona söylememiş, iş yerine telefon edince cevap vermemiş. Samet ise meseleyi yumuşak sözlerle, çay övgüsüyle, «sen meseleyi büyütüyorsun» diyerek geçiştirmeye çalışıyor. Bu sahne, Samet'in kadınlara bakışını ilk kez karşı tarafın gözünden gösteriyor.

Sorumluluk. Bu inceleme, yazarının kişisel değerlendirmesidir ve sorumluluk ona aittir. "Kitapta Ne Var?" platform olarak incelemenin içeriğinden sorumlu değildir. Eserin tüm hakları yazarına ve yayınevine aittir; kapak görseli yalnızca tanıtım amacıyla kullanılır.

Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.
Sen nasıl değerlendiriyorsun?
Bu inceleme karar vermene yardımcı oldu mu?
Yorumlar · 0
Benzer kitaplar
İnceleme
İki Alman psikoloğun sosyal psikolojinin ünlü deneylerini — yeniden çerçeveleme, atfetme hatası, sosyal karşılaştırma, yüz geri bildirimi — kısa ve esprili bölümlerde gündelik durumlara uyguladığı, hafif ve eğlenceli bir popüler psikoloji kitabı.
3.9 / 5
İncelemeİdris Muxtarzadə
Psiko-Lojik! — Günlük Hayatta İşinize Yarayacak Psikolojik Bilgiler

Psiko-Lojik! — Günlük Hayatta İşinize Yarayacak Psikolojik Bilgiler

Volker Kitz, Manuel Tusch · Kurgu dışı
İnceleme
Psikiyatr Erdoğan Özmen'in Birikim dergisindeki haftalık yazılarından derlenen, kaybı, yası ve melankoliyi Freudcu-Lacancı psikanaliz ve siyasi eleştiri merceğinden okuyan yoğun, akademik bir deneme toplamı — kolay okunan bir kitap değil ama derinliğiyle ödüllendiriyor.
4.1 / 5
İncelemeCavid Mehdiyev
Vazgeçemediklerinin Toplamıdır İnsan

Vazgeçemediklerinin Toplamıdır İnsan

Erdoğan Özmen · Kurgu dışı
İnceleme
Karlı bir kış gecesi, saat ikide içkili bir adam, sokakta kucağında bebekle bekleyen tanımadığı bir kadını evine getirir. İki kişilik, tek perdelik bu oyun Türk tiyatrosunun absürt ve varoluşçu arayışlarının en iyi örneklerinden biri: anlatılan hikâyeler birbirini yalanlıyor, kimin yalan söylediği belli olmuyor, iyilik ve acıma kavramları sınanıyor. Diyaloglar keskin, esprili ve tedirgin edici. Sahne için yazılmış olsa da okumak için de güçlü bir metin.
4.0 / 5
İncelemeRafel Əlizadə
Mikado’nun Çöpleri

Mikado’nun Çöpleri

Melih Cevdet Anday · Klasik
İnceleme
Russ Harris'in hayatın ağır darbeleri (hastalık, kayıp, boşanma, farklı bir çocuk) karşısında Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ilkelerini kişisel hikâyeyle anlatan kitabı. Okunan giriş ve birinci bölümde en güçlü yan yazarın kendi yaşadığını — oğlunun otizm tanısını — içten ve abartısız anlatması ve «beklenti açığı» kavramını sade bir çerçeveye dönüştürmesidir. Zayıf yanı dört adımın ilk bölümde kısa ve genel verilmesi ve bazı örneklerin yalnızca Batı kültürüne uygun olmasıdır. Ağır psikolojik kriz profesyonel destek gerektirir; kitap onun yerine geçmez.
4.0 / 5
İncelemeİdris Muxtarzadə
Gerçeğin Tokadı

Gerçeğin Tokadı

Russ Harris · Kurgu dışı
Esc — kapat · ↵ — aç
Metin