Yapay Zeka ve İşin Geleceği
Uygun
- Yapay zeka hakkındaki "tekno-ütopik" anlatıya eleştirel/marksist bir perspektiften yaklaşmak isteyenlere
- Teknolojinin "nötr" olmadığı, sermaye çıkarlarıyla şekillendiği tezine ilgi duyanlara
- Uluslararası akademik yazarların (Riccardo Campa, David Spencer, Kim Moody) makale derlemesini bir arada okumak isteyenlere
- Amazon, platform ekonomisi ve "gig economy" gibi somut örneklerle iş dünyasının dönüşümünü takip etmek isteyenlere
Uygun değil
- Yapay zekanın ekonomik etkisine nötr, ideolojik olmayan bir bakış açısıyla yaklaşmak isteyen okurlara — kitap açıkça marksist bir perspektiften yazılmış
- Teknolojiye iyimser/tekno-ütopik bir bakışla yaklaşan, "bolluk toplumu" argümanlarını destekleyen okurlara — kitap bunu doğrudan eleştiriyor
- Yalnızca tek yazarlı, tek sesli bir monografi arayan okurlara — bu, çok yazarlı akademik bir makale derlemesidir
Koşar, Amazon'un iş arama sitesindeki mutlu işçi fotoğrafını sembolik bir örnek olarak ele alıyor — fosforlu yelekli kadın işçi laptopuyla "işten keyif alıyormuş" gibi gösteriliyor, ancak bu görüntü uzun çalışma saatleri, mobbing ve düşük ücretin gizlenmesi olarak okunuyor.
Yazar, ChatGPT ve DeepSeek gibi yapay zeka sıçramalarının "bolluk toplumu"na geçiş vaadiyle sunulduğunu (Brynjolfsson ve McAfee'ye atıfla) ancak bunun, sınıf, cinsiyet ve ırk temelli sömürü ilişkilerinin teknolojik evrim yoluyla "kendiliğinden" ortadan kalkacağına dair saf bir inanç olduğunu savunuyor.
Elon Musk'ın 2023'te Super Bowl tweet'inin görüntülenme sayısını artırmak için X'in algoritmasını kişisel olarak değiştirmesi örneği (gazeteci Zoe Schiffer'in araştırmasına dayanarak) yapay zekanın "nötr" olmadığını somut biçimde gösteriyor.
Koşar, fizikçi John D. Bernal'in 1938 tarihli sözlerini aktarıyor — bilimsel araştırmaların artık rekabetçi değil, tekelci sermaye tarafından denetlendiğini — ve güncel istatistiklerle (ABD'de Ar-Ge harcamalarının %79'u, Almanya'da %67,4'ü şirketler tarafından, Amazon'un tek başına 85,6 milyar dolarlık Ar-Ge harcaması — bu, Türkiye'nin tüm ülke Ar-Ge bütçesinin 5 katından fazla) bunu doğruluyor.
Bölüm, yapay zekanın işgücü piyasasına etkisinin dört yolunu sıralıyor: işçilerin işten çıkarılması, işin vasıfsızlaştırılıp ücretlerin düşürülmesi, yeni "metalaşma" alanlarının yaratılması (e-ticaret gibi) ve platform ekonomisi aracılığıyla işin parçalara bölünüp küresel rekabetle ücretlerin düşürülmesi.
- Somut, tanınan örneklerle (Amazon, Elon Musk/X) başlayıp teorik genellemeye geçen klasik marksist eleştiri yapısı
- İstatistiksel kanıtlarla (OECD, TÜBİTAK rakamları) desteklenen iktisadi argümantasyon
- Tarihsel referanslarla (1938 Bernal alıntısı) güncel olayları uzun vadeli kapitalizm eleştirisine bağlama
- Derleme formatı — her bölüm farklı bir uluslararası akademik yazara ait, Koşar'ın Giriş'i genel çerçeveyi kuruyor
Aynı yazarın teknoloji ve emek konusuna ayrılmış önceki kitabı
Benzer eleştirel-iktisadi çerçeveyle güncel kapitalizmi analiz eden eser
Benzer marksist perspektiften otomasyon ve işin geleceği konusunu inceleyen eser
Giriş yalnızca genel eleştirel çerçeveyi ortaya koysa da, kitap üç bölüme ayrılıyor: "Çerçeve" (Riccardo Campa ve David Spencer'ın işin geleceği senaryoları), "İşin Niceliği" (Koşar'ın kendi makaleleri dahil, teknoloji-istihdam ilişkisinin metodolojik eleştirisi, Kim Moody'nin "yüksek teknoloji, düşük büyüme" tezi) ve "İşin Niteliği" (toplumsal cinsiyet eşitsizliği, Amazon-panoptikon metaforu, platform işçilerinin gizli emeği).
Son makaleler platform ekonomisine (Uber, Upwork gibi) daha derinlemesine bakıyor — Arjantin araştırmasıyla ücretli/ücretsiz çalışma süresinin nasıl hesaplandığını, ayrıca sendikaların platform ekonomisinde hayatta kalma imkanlarını tartışıyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.