Yüreğim Aşkı Arıyor
Uygun
- Viktorya dönemi Amerikan sosyetesi, takdim balosu ve gazete dedikodularıyla ilgilenenlere
- Bilim ve eğitim hayali kuran genç bir kadının toplum beklentileriyle mücadelesini okumak isteyenlere
- Hafif, temiz ve romantik bir tarihî roman arayanlara
Uygun değil
- Derin psikolojik veya toplumsal çözümleme bekleyenlere: roman daha çok hafif romantik hat üzerinedir
- Hızlı olay örgüsü arayanlara: ilk bölümler toplum ritüelleri ve iç monologlarla dolu
- Tarihî doğruluğu belgesel düzeyinde arayanlara: roman kurgudur
1891 New York'u, «Altın Çağ»ın zenginliği ve israfı fonunda başlayan roman, Clara Carter'ın birinci tekil kişiden anlattığı hikâyedir. Clara on yedi yaşındadır, matematiği, Latinceyi ve İtalyancayı sever. İlk sahne: halası Bayan Stuart odasında «üzerini değiştir, gezmelik kıyafetlerini giy, dışarı çıkıyoruz» der. Hala kocasının ölümünden beri yastadır, dolgun, mor-eflatun mobilyaların arasında Pomeranian köpekleriyle yaşar ve Clara'nın annesi öldüğünden beri evi o yönetir. Clara'nın babası Dr. Willard Carter şehrin en iyi doktorudur ve «Dr. Carter'ın Patentli Tonik»ini icat etmiştir.
Clara'nın dayanağı öğretmen-dadısı Bayan Miller'dır: ona geometri ve diller öğretir, Vassar Koleji için ona mektup da yazmıştır. Clara tek yakın arkadaşı Lizzie Barnes ile takdimi (yüksek sosyeteye tanıtılma) gelecek yıl birlikte yapmak konusunda anlaşmıştır. Halanın çay ziyaretinde ise yine o söz dönmektedir: hala Clara'nın takdimini bu mevsime çekmektedir. Sebep, «New York» gazetesinin 1 Ekim sosyete köşesindeki haberdir: zengin De Vries varisi Franklin ve kardeşi Harold Büyük Tur'dan dönmektedir. Hala, Clara'nın «Carter ailesinin şerefini yeniden kazanması» ve varisi elde etmesi gerektiğini söyler.
İlk bölümlerin en iyi sahnesi Bayan Miller'ın kovulmasıdır. Hala dadıyı «Clara'nın sosyal eğitimini hiç yapmadın» diye çıkarır; Miller «genç kızların zorla evlendirildiği günler bir gün bitecek» der, hala ise «ama bu evde değil» diye cevap verir. Clara onun Beşinci Cadde'de uzaklaşışını pencereden izler ve annesi öldüğünden beri ilk kez ağlar. Akşam yemeğinde babası da kız kardeşinin tarafındadır; Clara itiraz etmek ister ama söz bulamaz. Gece yastığının altında iki kitap bulur: annesinin Byron'u ve Miller'ın mektubu — «yüreğinin sesini dinle, ama halanın tecrübesini de hesaba kat».
Clara'nın ikinci kitabı Jacob Riis'in «Öteki Yarı Nasıl Yaşıyor» eseridir. Bir saatlik okumada şehrin yarısının çatı arasında, rutubetli yataklarda, bir odada birkaç kişiyle yaşadığını öğrenir ve «hepsi benim şehrimde, benim evimde oluyor» diye düşünür. Özgürlük Anıtı'ndaki dizeler («bana yorgunlarını, yoksullarını ver») ona teselli değil, suçlama gibi gelir. Bu bölüm romanı toplumsal fonla bağlar: Clara kız-gelin yarışıyla şehirdeki yoksulluk arasındaki uçurumu ilk kez görür. Ama «tek bir kişi değişiklik yapamaz» düşüncesi de aklındadır.
Kilisede Clara De Vries ailesini görür: açık mavi elbiseli, devekuşu tüylü şapkalı Bayan De Vries ve yanında oturan iki genç erkek. Biri güvercin grisi takımda, diğerinin omzunda Inverness pelerini, saçları dağınık, kaşları kalındır — Clara onun da kendisine baktığını görüp saklanır. Hangisinin varis olduğunu bilmez; «neden kurbanlık koyun ben oluyorum?» diye düşünür. Yazarın tonu hafif, alaycıdır; zayıf yanı bu bölümlerde çatışmanın çok basit kurulmasıdır: hala yasaklar, Clara boyun eğer ve tek küçük isyanı hayalde ve kitaplardadır.
- Birinci tekil kişiden anlatılan hikâyede Clara'nın zekâsı ve ironisi hoştur
- Dönemin toplum ritüelleri (takdim, sosyete köşesi, korse, gazete dedikodusu) canlı ve ayrıntılıdır
- Kahramanın matematik, Latince ve bilim sevgisi standart romantik kahraman imgesinden ayrılır
- Jacob Riis'in «Öteki Yarı Nasıl Yaşıyor» kitabına gönderme romana toplumsal fon katar
Toplumsal beklentilere karşı duran güçlü kadın kahramanlı bir klasik
Aynı dönem New York yüksek sosyetesini daha derin anlatan roman
Romanda Clara'nın okuduğu ve şehrin yoksul yaşamını gösteren belgesel kitap
Hala Clara'yı soyup ölçer: bel 60, kalça 65 santimdir. «Böyle erkek çocuğu gibi sosyeteye çıkaramam» der, sabah haşlanmış yumurta, öğlen peynir ve akşam kremalı çorba verir, belin kırk altı santime düşmesini ister. Terzi sırtı koruyan sade bir korse getirir; Clara geceleri de korseyle yatmak zorunda kalır, yığınla yastığı toplayıp oturarak uyur. Sonra hala onu kumaşçılara götürür: takdim için beyaz, diğer etkinlikler için yumuşak renkli elbiseler, çok sayıda eldiven, jartiyer ve mantı sipariş eder; kendisi ise ilk kez yas rengini bırakıp mor ve gri elbise sipariş verir.
Perşembe günü Clara, Lizzie ile çalıların arasında buluşur ve onun da bu mevsim takdim edileceğini, annesinin ona da aynı varisi seçtiğini öğrenir: Lizzie Güneyli, ailesinin burada bir bağı yok ve varisi reddedemez. İkisi de korku ve şaşkınlık içindedir. Lizzie «aramızda asla aşk olmasına izin vermeyeceğiz» diye söz alır, her Perşembe saat üç buçukta aynı yerde buluşup ilerlemeyi tartışmayı önerir. Gazete 27 Ekim'de Clara'nın şerefine 10 Kasım'da çay verileceğini duyurur.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.