Barbar Madeni
Uygun
- Buz gezegeninde barbar-eş temalı erotik fantastik romantik seven yetişkin okurlara
- Dil ve iletişim engeli olan iki karakterin aşk hikâyesini beğenenlere
- Serinin önceki kitaplarını okuyup Harlow ve Rukh'un hikâyesini merak edenlere
Uygun değil
- Cinsel sahnelerden, kaba sözcük seçiminden ve sahiplenici erkek kahramandan rahatsız olanlara
- Kaçırılma ve ilk başta zorla alıkoyma ile başlayan romantik hikâyeleri kabul etmeyenlere
Kitap «Buz Gezegeni Barbarları» serisinin dördüncü cildi ve önceki ciltlerin kısa özetiyle açılıyor. Dünya'dan kaçırılan insan kadınlar uzaylı geminin kafesinde tutuluyor, kaçıştan sonra gemi kazayla Not-Hoth adlı buzlu gezegene düşüyor. Orada kadınlar iri, mavi, boynuzlu sa-khui kabilesiyle karşılaşıyor. Her sa-khui'nin göğsünde «khui» adlı simbiyotik bir canlı var: o olmayan bir hafta içinde havadan hastalanıp ölür. Uyumlu eş bulunduğunda khui göğüste «rezonans» denen bir şarkı söylüyor, bu da çiftleşmeye yol açıyor.
1. bölüm Harlow'un ağzından başlıyor. O, Houston'lu bir kadın; Dünya'dayken ameliyat edilemeyen beyin tümörü yüzünden kemoterapiye hazırlanıyordu. Şimdi tüpten uyanıp uzaylı gezegende; geminin tıbbi bilgisayarına göre artık kanseri yok. Şu anda yaralı iki sa-khui'ye, Aehako ve Haeden'e yardım etmek için travois, yani sürüklenen taşıma düzeneği yapmak üzere yumuşak «pembe» ağaçları kesiyor. Kira adlı arkadaşı ise gemiye götürülmüş. Harlow insan boyutunda, gezegende her şey ona göre «biraz fazla büyük».
Ağaç keserken Harlow arkasında karın çıtırtısını duyuyor. Yakında biri var. Başının arkasına bir darbe alıp bayılıyor. Saldıran ise uzaylı, yalnız yaşayan bir sa-khui: Rukh. Rukh'un ağzından okuyoruz ki, o küçükken babasını kaybetmiş ve o günden beri yalnız yaşıyor; birçok sözcüğü unutmuş. Birkaç gündür «kötüler»in yanında yürüyen iki tüylü varlığı izlemiş; birinin turuncu-kırmızı «yelesi» onu büyülemiş.
Rukh Harlow'u mağarasına götürüyor. Onun bir «dişi» olduğunu görünce şaşırıyor: bedeni ona «hoş» geliyor, kendisi ise bunun ne demek olduğunu bilmiyor. Harlow'un başındaki yarayı şifalı otla sarıyor ve «bu dişi artık benim, onu almaya çalışan her şeyi öldüreceğim» diyor. Rukh'un düşüncesi basit ve sahiplenici, ama kadını incitmemeye çalışıyor.
Harlow uyandığında başı ağrıyor ve göğsünde «rezonans» şarkısını duyuyor. Khui'sinin onu tanımadığı bir erkekle eşleşmeye «seçtiğini» anlıyor. Mağarada çömelmiş, çıplak, kir içinde bir sa-khui oturmuş bıçak biliyor. Harlow ona İngilizce ve eski sa-khui diliyle sesleniyor, yanıt alamıyor. Aehako ve Haeden'i soruyor. Adam susuyor. Harlow bıçağı kapıp kaçmaya çalışıyor; Rukh onu karda yakalıyor, tuniği açılıyor ve Harlow göğsüne bakan adamın gözlerinden neler olabileceğini anlıyor. Korku ve çekim arasında «Hayır» diyor.
- Hikâye Harlow ve Rukh'un sırayla, birinci kişi şimdiki zamanla anlattığı bölümlerden oluşuyor
- Dil öğrenmesi ve karışık konuşmada sözcüklerin duyulduğu gibi yazılması («Dunwannagohbak», «Lemmegoh») romantiğin mizahi yanı
- Çok sayıda cinsel sahne ve fiziksel betimleme var, kaba sözcük seçimi Türkçe çeviride daha da ağırlaşıyor
- Bölümler arasında kısa ara başlıkları ve «- - -» ayırıcıları var, sonda yazarın notu ve serinin diğer kitaplarının reklamları geliyor
- Ana olay çizgisi basit: tanışma, yakınlaşma, hamilelik, risk, kabileye dönüş ve ailenin kurulması
Serinin ilk kitabı, gezegenin ve sa-khui kabilesinin ana tanıtımı
Serinin önceki kitabı: Kira ve Aehako'nun hikâyesi, bu kitabın başındaki olayların arka planı
Bir başka ünlü erotik romantik: sahiplenici erkek kahraman ve açık cinsel sahneler
Rukh bu sözü tanıyor: babası bu sözü ona bir zamanlar öğretmişti. «Hayır» demek «dur» demek. O duruyor, kızın kürklerini geri çekmesine izin veriyor. Aynı anda gökyüzünde siyah, disk gibi bir gemi görünüyor ve dağa çarpıp patlıyor. Harlow «Kira onlarda!» diye bağırıyor. Rukh onun yine kaçmak istediğini düşünüp mağaraya götürüyor ve gece için ellerini ve ayaklarını kayışla bağlıyor; ona «mülkiyetini kaybetmek» istemiyor.
Sabah Harlow bağlı, üşüyerek uyanıyor. Rukh onu çözüp tuvalet için karda yer gösteriyor; Harlow geminin kazasının dumanının dağın üzerinde hâlâ görüldüğünü fark ediyor. Kira öldü, Aehako ve Haeden de büyük olasılıkla öldü; hayatta kalan tek kişi o. Sonra iki kişi isim alışverişi yapıyor: «Harlow» ve «Rukh». Harlow ateş yakmayı biliyor, dvisti tezeğini toplayıp mağarada ilk kez ocak kuruyor ve «Ateş» sözünü Rukh'a öğretiyor. Böylece sözsüz iki kişi arasında ilk dil köprüsü kuruluyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.