Bizden Önceki Dünya
Uygun
- İnsan evrimi, arkeoloji ve antik DNA ile ilgilenenlere
- “Sapiens” gibi kitapları okuyup daha bilimsel, daha güncel bilgi isteyenlere
- Bilimsel keşiflerin perde arkası hikâyelerini sevenlere
Uygun değil
- Laboratuvar yöntemlerinin teknik açıklamalarından sıkılanlara
- Tüm insanlık tarihini (tarım, uygarlıklar) kapsayan bir kitap bekleyenlere
- Tamamen sade, popüler bir giriş isteyenlere — bazı bölümler ağır
Kitap yazarın hayatının en önemli anlarından biriyle açılıyor: 22 Haziran 2015, saat 09.10, Oxford laboratuvarı. Yazar öğrencisi Samantha Brown'la birlikte yaklaşık 120 bin yıl önce yaşamış bir insanın 2,4 santimlik kemiğine ilk kez dokunuyor. Sonradan anlaşılıyor ki bu kemik, bugüne kadar bulunmuş tek “birinci kuşak melez” insana ait: annesi Neandertal, babası Denisovalı genç bir kıza. Giriş kitabın ana tezini koyuyor: son 300 bin yılda dünyada beş, altı, belki daha fazla insan tipi yaşadı ve soru şu — neden sonunda yalnızca biz kaldık?
Sekizinci bölüm bu keşfin nasıl gerçekleştiğini adım adım anlatıyor ve kitabın en iyi bölümü. Sorun basit: Denisova Mağarası'ndan çıkan kemiklerin %95'i leşçil hayvanlar tarafından parçalanmış ve hiçbir türe atfedilemiyor — depolarda plastik torbalarda duran “değersiz” kırıntılar. Yazar ve eşi, arkeolog Katerina Douka, 2014'te Altay'daki bir toplantıda yeni bir yöntem öneriyor: ZooMS (kütle spektrometrisiyle zooarkeoloji). Her kemikten kolajen proteini çıkarılıyor, peptit dizisi bir “moleküler parmak izi” olarak kütüphanedeki türlerle karşılaştırılıyor.
Bu bölümde bilimin romantizmiyle emeği arasındaki oran çok dürüst gösteriliyor. Avustralyalı yüksek lisans öğrencisi Samantha Brown haftalarca laboratuvarın kesim odasına kapanıyor; önce 700'den fazla, sonra Rusya'dan getirilen yeni bir torbayla 1.308 kemik örneği kesip etiketliyor. İlk sonuçlarda yalnızca ayı, inek, geyik, köpek, tilki, mamut ve diğer hayvanlar var. Yazar ona “Yeter, tezini yaz” dediğinde Samantha “Olmaz!” diyor ve devam etmek istiyor. Sonunda bir cuma akşamı DC1227 kodlu örnekte bir hominin spektrumu çıkıyor. Yazarın o an gönderdiği, büyük harflerle küfürlü e-posta kitapta olduğu gibi veriliyor ve bilimsel keşfin insani yüzünü çok güzel gösteriyor.
Ardından hikâye bir polisiye gibi ilerliyor. Samantha kemiğe “Denny” adını veriyor. Kemik 1,68 gram, 12. Katman'dan geliyor ve 49.900 yıldan yaşlı. Leipzig'deki Max Planck Enstitüsü'nde Svante Pääbo'nun ekibi önce Neandertal mitokondriyal DNA'sı buluyor — Samantha biraz hayal kırıklığına uğruyor, çünkü herkes Denisovalı bekliyordu. Ama çekirdek DNA'sı aylar sonra beklenmedik bir sonuç veriyor: genomun yaklaşık yarısı Neandertal, yarısı Denisovalı. BT taramalarıyla kemiğin en az on üç yaşında bir kız çocuğuna ait olduğu anlaşılıyor. Ağustos 2018'de Nature'ın kapağında yayımlanan bu keşif yılın en büyük bilim haberlerinden biri oluyor.
Bölümün bilimsel argümanı da önemli. Yazar Denny'nin bulunmasının büyük bir şans olduğunu kabul ediyor: böyle melezler sık olsaydı Neandertal ve Denisovalı genomları farklı kalmazdı. Ama Denny'nin genomu daha fazlasını gösteriyor: babasının atalarında da yüzlerce kuşak önce Neandertal karışımı var; annesi ise mağaradaki diğer Neandertallerden çok, Hırvatistan'daki Vindija Mağarası Neandertallerine yakın. Demek ki insan grupları bir kez değil, defalarca karşılaşıp karışmış. Bu da “tür” kavramının kendisini sorgulatıyor.
Kitabın üslubu canlı ve samimi; yazar meslektaşlarını — Svante Pääbo, Anatoly Derevianko, Mihail Şunkov — insan olarak tanıtıyor, rekabeti ve “ilk kim yayımlayacak” heyecanını saklamıyor. Zayıf yan olarak Sanger dizileme, kolajen ultrafiltrasyonu gibi bazı teknik kısımlar sayılabilir: önemliler ama uzman olmayan okuru yorabilirler. Yine de bu kitap, insan kökeni hakkında son on yılda değişen tabloyu en açık gösteren eserlerden biri.
- Keşiflerin içeriden, birinci ağızdan canlı anlatımı
- Karmaşık genetik ve tarihleme yöntemlerinin şemalarla açıklanması
- Bilimde işbirliği ve rekabetin dürüst tasviri
Neandertal genomunu okuyan bilim insanının kendi anıları
Antik DNA devrimi üzerine temel kitap
Neandertallerin hayatına dair güncel, zengin bir portre
Samantha kemiğe «Denny» adını verir. Kemik 1,68 gram ağırlığında, 12. katmandan geliyor ve 49 900 yıldan eski. Leipzig'deki Max Planck Enstitüsü'nde Svante Pääbo'nun ekibi önce Neandertal mitokondriyal DNA'sı bulur.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.