Çocukların İçindeki Korkular
Uygun
- Çocuğunun korkuları karşısında ne yapacağını bilemeyen ebeveynlere
- Çocuklarla çalışan öğretmen ve eğitimcilere
- Korkuyu azarla değil anlayışla karşılamak isteyenlere
- Öykü ve hayal alıştırmalarıyla çocuğu yatıştırma fikrine ilgi duyanlara
Uygun değil
- Klinik fobi ya da panik bozukluğu için tedavi protokolü arayanlara
- Dinî-manevi çerçevesiz, salt bilimsel kaynak isteyenlere
- Çağdaş dijital ortam hakkında güncel bilgi bekleyenlere: kitap 1990'ların Almanya'sına dayanır
Yazar önsözde «korkak çocuğu» sevmeyen, onu utanç kaynağı sayan yetişkinlerin çocuğu korkusunu bastırmaya ittiğini belirtir; oysa korku ancak konuşulup anlaşıldığında yenilebilir. Birinci bölümde korku «öfke ve sevinç gibi bir duygu» olarak adlandırılır: insanı tehlikeye hazırlar, koruyucu bir tepki olarak gelişime yardım eder. Bölümde ürküntü (somut tehdide tepki), fobi (tehlikesiz şeyden aşırı korku) ve panik (sınırlı süreli, bedensel belirtilerle seyreden nöbet) arasındaki fark açıklanır.
«Korkunun zıttı nedir?» sorusuna yazarın yanıtı güven, soğukkanlılık ve özgüvendir; korkuyu «darlık», zıttını «enginlik» diye adlandırır. Sıfır ile üç yaş arasındaki temel korku ebeveynden ayrı kalmak ve yalnız bırakılmaktır; iki yaşında çocuk tahta küpleri aslana çevirip dolapta ve yatağın altında «yaşatır». Büyüdükçe çocuk AIDS, atom bombası, işsizlik gibi yetişkin kaygılarına ortak olur ve «her şey yolunda» denerek yatıştırılamaz; yazar ebeveynin kendi örneğiyle cesaret vermesini önemli sayar.
Medya bölümünde yazar sabah haberlerini dinleyen okul çocuklarını, kanlı resimli dergi sayfasını ve televizyonu gösterir; Neil Postman'ın «çocukluğun kayboluşu» tezine ve Klaus Hurrelmann'ın gözlemlerine başvurur. Çocuklar kilometre, olasılık, «her habere bir milyon karşı haber» gibi kavramları bilmediği için haberler onları korkutur, yetişkinlerin suskunluğu ise korkuyu daha da besler. Öneriler: televizyona sınır (üç yaşa kadar hiç, üç-altı yaşta günde yarım saat), haberlerin denetimsiz açılmaması, çocuğu korkutan bilgiyi oyun ya da öyküyle konuşmak ve dünyaya bakışta ebeveynin kendi duruşunu paylaşmak.
Sonraki kısımlarda yetişkinlerin korkuları (salgınlar, nükleer kazalar, ekolojik felaketler) ve «bu dünya tehlikeli / güzel bir yerdir» yetiştirme modelleri tartışılır; yazar ebeveynin inanç ve umudunu da kabul etmesini önerir ve çocuğu tanrıyla korkutmanın tarihini kısaca anımsatır. İkinci bölümde ise bir yaşındaki çocuğun siyah heykelden korkması, yalnız kalma korkusu ve tıbbi muayene, kan, doktor korkuları örnekleri verilir; «sivrisinek sokacak» gibi çocuğun anlayacağı sözcükler seçmek, yalan söylememek ve ayrılık sırasında «ışık bağı» öyküsüyle çocuğu yatıştırmak önerilir.
- Bölümler kısa paragraflar, gündelik yaşam sahneleri ve kişisel anılarla kurulmuştur
- Yatıştırıcı öykü ve imgeleme örnekleri (örneğin «ışık bağı») somut olarak verilir
- Dil yalın ve sıcaktır, ama bazı kısımlar manevi-dinî çağrışımla öznel durur
- İstatistik ve bilimsel iddialara az atıf yapılır
Çocuklarda korkuya pratik tablolar ve oyunlarla yaklaşan kısa ebeveyn rehberi — sitemizde incelemesi var
Çocuğun güçlü duygularını beyin gelişimiyle açıklayan pratik kitap
Okunan kısmın sonunda yazar çocuğun hastaneye yatması gerektiğinde ebeveynin yapması gerekenleri sıralar: sık ziyaret, kendi eşyasını verip geri almak, mektup ya da resim yazmak ve en önemlisi sevgi öyküsünü anlatmak. Örnek olarak «beş yıl önce çok uzaklardan bir ışıkla bize geldin...» diye başlayan, ebeveyn ile çocuğu görünmez bir ışık bağının birleştirdiği öykü verilir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.