Çölün Efendileri
Uygun
- Günümüz Orta Doğu krizlerinin — Irak, Suriye, İran, Filistin — tarihsel köklerini anlamak isteyenlere
- Diplomasi ve istihbarat tarihini canlı hikâyeler halinde okumayı sevenlere
- Churchill, Roosevelt, Eden, Nasır gibi figürlerin perde arkası ilişkileriyle ilgilenenlere
- Petrol siyaseti ve imparatorluğun çöküşü üzerine derin ama okunaklı bir kitap arayanlara
Uygun değil
- Kısa, genel bir bakış isteyenlere — kitap 500 sayfayı aşıyor ve ayrıntılarla dolu
- Orta Doğu'yu bölge halklarının gözünden okumak isteyenlere — merkezde Londra ve Washington var
- Diplomatik yazışma ve isim yoğunluğundan yorulan okurlara
Barr girişi akılda kalıcı bir anekdotla açıyor: emekli Anthony Eden yıllar sonra Enoch Powell'ın kendisine söylediği sözü hatırlıyor — «Orta Doğu'daki en büyük düşmanlarımız Amerikalılardır» — ve «şimdi anlıyorum» diyor. Bu, kitabın bütün tezini tek bir cümleye sığdırıyor. Yazar hemen bu düşüncenin yalnızca Powell'a ait olmadığını gösteriyor: hem Britanyalı Richard Crossman hem de Amerikalı casus Kim Roosevelt aynı rekabeti gözlemlemişti.
Girişin en değerli kısmı rekabetin ekonomik mantığını açığa çıkarması. Britanya için bölge önce Hindistan yolunu korumak, 1947'den sonra ise petrol gelirleri ve ödemeler dengesi demekti; petrolün «yüzyıl sonuna kadar tükenecek» bir kıymet olduğu inancı Londra'yı kısa vadeli, saldırgan bir politikaya itiyordu. ABD'nin çıkarı ise öncelikle ticariydi ve bu onu daha esnek kılıyordu: Aramco'nun Suudilerle kârı yarı yarıya paylaşmayı kabul etmesi, Britanyalıların reddettiği bir örnek yarattı ve İran petrolünün millileştirilmesine giden zinciri başlattı.
Birinci bölüm Kasım 1942'de, Churchill'in El Alameyn zaferinin ardından yaptığı ünlü «Bu son değil, sonun başlangıcı bile değil» konuşmasıyla açılıyor. Barr konuşmanın ikinci, daha az hatırlanan kısmına dikkat çekiyor: «Britanya İmparatorluğu'nun tasfiyesine başkanlık etmek için Kral'ın Birinci Bakanı olmadım.» Yazarın gösterdiği gibi, bu sert sözlerin muhatabı yalnızca Roosevelt değil, başka bir Amerikalıydı.
O Amerikalı — 1940 seçiminde Roosevelt'e kaybeden Cumhuriyetçi Wendell Willkie — bölümün asıl kahramanı. Barr onun 1941'de Londra'da Churchill'le görüşmesini, Ödünç Verme ve Kiralama Yasası'nı desteklemesini ve 1942'deki dünya turunda Kahire'ye gelişini çok canlı anlatıyor. Willkie, Britanya'nın en güçlü Amerikalı destekçilerinden biri olarak yola çıkıyor, kırk dokuz gün sonra en sert eleştirmenlerinden birine dönüşüyor: İskenderiye'deki Britanyalı yetkililerde «Cecil Rhodes'un liberalizmiyle bile lekelenmemiş bir Kipling» görüyor.
Bölümün gücü ayrıntılarda: Kahire'de belgelerin yakıldığı «Kül Çarşambası», Miles Lampson'ın tanklarla Abidin Sarayı'nı kuşatıp Kral Faruk'u boyun eğdirdiği 4 Şubat 1942 olayı, bir santral memurunun hatası yüzünden Willkie ile gizli görüşme ayarlamaya çalışan Churchill'in doğrudan Roosevelt'e bağlandığı komik sahne. Bu kesitler diplomasi tarihini insan zaaflarının, kişisel kırgınlıkların ve tesadüflerin tarihi olarak gösteriyor.
Türkçe çeviri akıcı, ancak girişte dikkat çekici bir hata var: Muhammed Musaddık «Irak Başbakanı» olarak geçiyor, oysa İran Başbakanıydı. Bu tür küçük kusurlara rağmen ilk bölümler kitabın ne kadar bilgili ve aynı zamanda okunaklı olduğunu açıkça gösteriyor: Barr arşiv araştırmasını hikâye anlatıcılığı yeteneğiyle birleştirmeyi başarıyor.
- Her bölüm somut bir sahne ya da konuşmayla açılıyor, ardından geniş bağlama geçiyor
- Günlükler, mektuplar ve resmi belgelerden bol alıntı, her biri notlarla kaynaklandırılmış
- Kişisel ilişkiler ve komik tesadüfler diplomasiyi canlandırıyor
- Türkçe baskıda bazı olgusal çeviri hataları var (Musaddık «Irak Başbakanı» olarak)
Orta Doğu petrolünün siyasi tarihini daha geniş ölçekte anlatan klasik — sitemizde incelemesi var
Yazarın Britanya ile Fransa'nın bölgedeki rekabetini anlatan, bu kitaba bir önsöz niteliğindeki eseri
Okunan bölümde Amerikalı Wendell Willkie 1942'de dünya turunda Kahire'ye gelir. Britanya'nın en güçlü Amerikalı destekçisi olarak yola çıkar, kırk dokuz gün sonra ise onun en sert eleştirmenine dönüşür: İskenderiye'deki Britanyalı memurlarda «Cecil Rhodes'un liberalizmiyle bile lekelenmemiş Kipling» görür.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.