Kaygıyla Başa Çıkmak
Uygun
- Kaygı ve panik ataklarla ilk kez karşılaşıp ne olduğunu sade bir dille öğrenmek isteyenlere
- Uzun, bilimsel terimlerle dolu kitapları okumaya gücü yetmeyip kısa ve pratik alıştırmalar arayanlara
- Bir başkasının aynı deneyimi açıkça anlatmasını duyunca rahatlayanlara
Uygun değil
- Anksiyetenin nörobiyolojisini derinlemesine öğrenmek isteyenlere: yazar bunu bilerek sade tutuyor
- Yalnızca klinik olarak kanıtlanmış yöntemler arayanlara: NLP, EFT ve hipnoz gibi uygulamalar da öneriliyor
- Ağır panik bozukluğu ya da depresyonu olup profesyonel tedavinin yerine bir şey arayanlara: kitap kendisi de hekime başvurmayı öneriyor
Kitabın tonu ilk sayfada belirlenir: Anna Williamson okura «ilk adımı attığınız için kendinizi tebrik edin» der. 1. bölüm üç küçük SOS önerisiyle açılır: kendinizi kutlayın, «duraklat» tuşuna basıp kendinize zaman ayırın, her gün kendinize «bugün nasıl hissediyorum?» diye sorun ve «iyiyim» otomatik cevabından önce dürüstçe yanıtlayın. Bu, kitabın bütün üslubunu kurar: kısa, samimi, «arkadaşça» yönergeler.
Yazar kitabı neden böyle yazdığını açıkça anlatır: en karanlık döneminde birinin «her şey yoluna girecek» demesini beklemiş ama eline geçen kitaplar bilimsel terimlerle doluymuş. Bu yüzden kitabı «hızlı onarım» kılavuzu olarak — çantada taşınan, ihtiyaç anında açılan, mesleki terimlerden arınmış bir kitap olarak — yazmış. Karmaşık kitapların da yararlı olduğunu söyler ama burada amaç okuru bilimsel sözcüklerde kaybetmek değil, hemen uygulanabilir yardım vermektir.
«Normal» sözcüğü hakkında ayrı bir açıklama gelir: yazar onu «tipik, olası, işler durumda olma hâli» anlamında kullanır, saygısızlık yoktur; önemli olan «kim olduğunuzu» bilmektir. İlk alıştırma «mevcut durumunuzu değerlendirmek»tir: 1'den 10'a bir ölçek çizin (1 — çok iyi ve huzurlu, 10 — dayanılmaz korku), şimdi nasıl hissettiğinizi işaretleyin ve «bu notu bir tık iyileştirmek için ne gerekiyor?» diye sorun. Her gün tekrarlayın; 10 sürekli tekrarlanıyorsa hekime ya da ruh sağlığı hizmetine başvurun.
«Anksiyete nedir?» bölümünde yazar istatistiğe başvurur: Birleşik Krallık'ta her beş yetişkinden biri kaygıyla mücadele ediyor; 2015 resmî verilerine göre 16 yaş üstü nüfusun yaklaşık %20'si anksiyete ve depresyon belirtileri gösteriyor. Bu rakamlarla «gamlı baykuşlar kulübü»nün bir üyesi olduğunu söyler. İlk panik ataklarında kendini «yeryüzünün en yalnız insanı» hissettiğini, «tuhaf» ya da «kaçık» damgası yemekten korktuğunu yazar.
Sonra stres ve anksiyete ilişkisi gelir: stres çeşitli kaynaklardan gelen baskıların toplamı, anksiyete ise çoğu zaman stresin devamıdır; yazar bunları İngiliz televizyonunun ünlü ikilileri Ant & Dec'e benzetir. Ardından «örümcek diyagramı» alıştırması verilir: ortaya «Ben» yazın, çevreye stres kaynaklarını not edin («patronum bana baskı yapıyor», «annemle tartıştım», «yeterince uyumuyorum»), her birini 1–10 puanlayın, en önemli üçünü seçin ve eylem planı hazırlayın. Bölümün sonunda anksiyetenin neden var olduğu açıklanır: bir koruma mekanizmasıdır; «savaş, kaç ya da don» modeli ilkel insanın tuzak durumuyla anlatılır.
- Bölümler kısa «hızlı çözüm» kutuları ve numaralı alıştırmalarla kurulmuştur, istenen yerden okunur
- Yazar kendi dönemini açıkça anlatır, bu damgalanma hissini azaltır
- Psikoloğun kısa yazıları ve istatistik (Birleşik Krallık'ta her beş yetişkinden biri) konunun boyutunu gösterir
- Her bölümde «ben de oradan geçtim» tonu okuru yalnız hissettirmez
Bilişsel terapi tekniklerinin klasik ve yaygın biçimde kullanılan anlatımı
Anksiyete için kanıta dayalı BDT programı, daha bilimsel ve sistematik
Gündelik düşünce tuzaklarından kurtulmak için kısa ve sade bir özyardım kitabı
Yazar «savaş, kaç ya da don» modelini mağarada yaşayan ilkel insan örneğiyle açıklar: ava çıkan, komşu kabilenin saldırısından korkan insanın bedeni savunma konumuna geçer — gözler büyür, adrenalin artar, kalp hızlanır, nefes sığlaşır, vücut ince bir ter tabakasıyla kaplanır, sindirim sistemi geçici olarak devre dışı kalır ve tükürük kurur.
Bu durumda insan ya «savaşacak», ya kaçacak, ya da donup kalacaktır. Tehlike geçtikten sonra fiziksel belirtiler yavaş yavaş yok olur. Yazar şu sonuca varır: panik ve anksiyete bu eski, «muhteşem ve sofistike» savunma sisteminin yanlış zamanda devreye girmesidir; bu yüzden okurdan hislerini «hastalık» olarak değil, doğal bir tepki olarak kabul etmesini ister.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.