Milyarlarca ve Milyarlarca
Uygun
- Matematikten korkan ama sayıların dünyayı nasıl açıkladığını merak eden okurlara
- Popüler bilim kitaplarını sevenlere ve Sagan'ın «Cosmos» üslubunu beğenenlere
- Nüfus artışı, faiz ve salgın gibi konularda «üstel düşünmeyi» anlamak isteyen gençlere
Uygun değil
- Uzay ve gökbilim kitabı arayanlara: okunan ilk bölümler uzaydan çok sayılar ve toplum üzerine
- En güncel istatistikleri arayanlara: kitabın verileri 1990'lara ait
- Tek bir konuda derinleşmek isteyenlere: kitap deneme formatında, konular çok
İlk bölüm, yazarın adına yapışmış ünlü ifadenin hikâyesiyle açılıyor. Sagan, «Cosmos» dizisinde hiçbir zaman «milyarlarca ve milyarlarca» demediğini yazıyor. Bu sözleri ona Johnny Carson kendi programında taklit ederek yapıştırmış. Bugün bile sokakta ya da uçakta insanlar kendisinden bunu söylemesini istiyor. Sagan bunu, Sherlock Holmes'ün hiç «çok basit sevgili Watson» dememesi, Humphrey Bogart'ın hiç «tekrar çal Sam» dememesiyle karşılaştırıp gülümsüyor.
Sonra büyük sayıların kendisine geçiyor. Bir milyonun bin tane bin, bir milyarın bin tane milyon, bir trilyonun bin tane milyar olduğunu anlatıyor, İngiltere ile Amerika'daki yazım farkını hatırlatıyor. 1923 Almanya enflasyonundan kalma «50 milliarden» yazılı posta pulu kendi koleksiyonundan. Üstel gösterimi örneklerle gösteriyor: 10'un üçüncü kuvvetiyle dokuzuncu kuvvetini çarpmak için üsleri toplamak yetiyor. Çerçevedeki tabloya göre saniyede bir sayı sayan biri için bir milyona ulaşmak bir haftadan uzun sürüyor, bir milyara ulaşmak ömrün yarısını alıyor.
İkinci bölüm satrancın icadı efsanesi. Pers Şahı'nın veziri, yeni oyunun ödülü olarak ilk kareye bir, ikinciye iki, üçüncüye dört buğday tanesi istiyor. 64. kareye gelindiğinde sayı yaklaşık 18,5 kentilyona varıyor, ağırlığı 75 milyar ton ediyor ve bu, dünyanın şimdiki tahıl üretiminin 150 yılına denk geliyor. Sagan hikâyenin sonunu bilmediğini, bunun büyük olasılıkla bir masal olduğunu söylüyor. Tahta 100 kareli olsaydı buğdayın ağırlığı Dünya'nın ağırlığı kadar olurdu.
Ardından üstel artışı günlük hayatta gösteriyor. 200 yıl önce yıllık %5 faizle yatırılan 10 dolar bugün 172.925,81 dolar eder. Enflasyon ise aynı yasayla emekli aylıklarını eritir. Her 15 dakikada iki katına çıkan bakteri, iki günde Güneş'in ağırlığına ulaşırdı ama besin bittiği için eğri düzleşir. Bunu AIDS salgınına ve dünya nüfusuna uyguluyor: nüfus o zaman 6 milyardı, iki katına çıkma süresi yaklaşık 40 yıl. Çıkış yolunu yoksulluğun azaltılmasında, doğum kontrol yöntemlerinin yaygınlaşmasında ve kadınlara gerçek siyasi güç verilmesinde görüyor.
Bölüm, Leo Szilard'ın Eylül 1933'te Londra'da trafik ışığında beklerken zincirleme nükleer tepkime fikrine varmasıyla devam ediyor. Sagan bunu üstel artışın korkutucu yüzü olarak gösteriyor, Szilard'ın ömrünün geri kalanını bu silahın tehlikeleri hakkında uyarılarla geçirdiğini yazıyor. Radyoaktif yarı ömür de aynı mantıkla anlatılıyor: bu yöntemle Torino Kefeni'nin 14. yüzyıldan kaldığı, Dünya'nın yaşının 4,6 milyar yıl olduğu bulunmuş. Sonunda Sagan, bir şeyi yalnızca nitel değil nicel olarak da bilmenin kavrayışı derinleştirdiğini söylüyor.
Üçüncü bölümün okunan kısmı bir anda başka konuya geçiyor: insanlar neden başkalarının koşmasını, vurmasını izlemeye bu kadar düşkün? Sagan rekabetçi sporu «savaşın küçük kardeşi» diyen Çerokilerin sözünü, 1969'daki El Salvador–Honduras «Futbol Savaşı»nı ve taraftar şiddetini örnek veriyor. Bu kısım, kitabın bir bilim kitabından çok toplumsal bir deneme olduğunu gösteriyor.
- Karmaşık sayıları günlük örneklerle (faiz, enflasyon, bakteri) anlatan açık dil
- Efsane, anekdot ve kişisel anılarla (pul koleksiyonu, Carson olayı) kuru matematiği yumuşatan üslup
- Çerçeveler ve tablolar: büyük sayıların adları, saymak için gereken süre, buğday hesabının tam çözümü
- Her bölümün başında epigraf (Arkhimedes, Fourier, William James)
- Bilimsel düşünceyi toplumsal sorunlara (nüfus, yoksulluk, nükleer silahlar) bağlayan geniş bakış
Yazarın evren hakkındaki ünlü kitabı ve bu kitaptaki bilimsel tonun kaynağı
Bilimi mizah ve hikâyelerle anlatan klasik popüler bilim kitabı
Sayılarla dünyaya doğru bakmayı öğreten kitap
Herkesin 2 ebeveyni, 4 büyük ebeveyni, 8 büyük-büyük ebeveyni var ve her kuşakta sayı ikiye katlanıyor. Bir kuşağı 25 yıl sayarsak 64 kuşak geriye gitmek yaklaşık 1600 yıl, yani Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden hemen öncesi demek. Hesap 18,5 kentilyon ata veriyor. Bu sayı o zamanki ve şimdiki nüfustan, hatta yaşamış tüm insanların toplamından çok daha fazla. Sagan hatanın hesapta olduğunu söylüyor: herkesin atalarının farklı kişiler olduğunu varsaydık, oysa aynı kişi birçok insanın atası olabilir.
Sonuç: yeterince geriye gidersek dünyadaki herhangi iki kişinin ortak bir atası var. Amerika'da yeni bir başkan seçildiğinde mutlaka biri onun İngiltere Kralı ya da Kraliçesi'yle akraba olduğunu «keşfeder». Sagan bunu İngilizce konuşan halklar arasındaki bağın göstergesi sayıyor. Bölümün sonucu şu: ortak ata bulunsa da bulunmasa da akrabalık kuşku götürmez, yeryüzünde yaşayan herkes birbirinin akrabası. Son satırlar ise kitabın ana tezini veriyor: üstel sayıları kavrayan için evrenin birçok gizinin anahtarı avucunun içinde, nicelemekten korkmak ise dünyayı anlamayı ve değiştirmeyi sağlayacak en güçlü öngörülerden birinden vazgeçmek demek.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.