Neden Kendimizi Bulmaya Çalışmamalıyız?
Uygun
- Kıta felsefesi, psikanaliz ve eleştirel teoriyle ilgilenenlere
- Slavoj Žižek, Lacan, Hegel okumuş ve bu çizgiyi sürdürmek isteyenlere
- «Kendini bul», «öz benliğine dön» gibi kişisel gelişim klişelerine şüpheyle bakanlara
- Kimlik siyaseti ve kapitalizm eleştirisine yeni bir bakış arayanlara
Uygun değil
- Pratik yaşam tavsiyesi bekleyenlere — kitap tamamen kuramsal bir deneme
- Felsefi terminolojiye (özne, simgesel düzen, bilinçdışı) yabancı okurlara
- Baskı kalitesine hassas olanlara — elimizdeki nüshada çok sayıda tarama hatası var
McGowan girişe mizahla başlıyor: kimse arkadaşlarına «hadi yabancılaşalım» dememiştir; yabancılaşmanın pizza yemek, tenis oynamak ya da âşık olmak gibi keyifli faaliyetlerle hiçbir ortak yanı yok gibidir ve kaçınılması gereken bir durum olarak görülür. Marx'tan gelen sol gelenek de siyasi faaliyeti yabancılaşmaya karşı bir mücadele olarak düşünür. Yazarın iddiası ise radikal: bu olumsuz bakış yabancılaşmanın özgürleştirici niteliğini ıskalıyor.
Kitabın ana tezi açıkça ifade ediliyor: yabancılaşma, bir zamanlar sahip olduğumuz ve sonra kaybettiğimiz bir «öz benlik»ten uzaklaşma değil. Birincil bir durum — özne olarak ortaya çıktığımız andan ölene dek yabancılaşmışızdır, tek «çaresi» ölümdür. Tam da bu iç mesafe — kendimizle tam örtüşmememiz — bizi doğduğumuz koşullara, biyolojik ve toplumsal belirlenime karşı özgür kılıyor. Yazar örnek veriyor: Orta Batı'da ateşli bir kapitalist olarak yetiştirilen biri Marksist olabilir, «adam gibi ol» baskısına rağmen kadınsı olabilir.
McGowan bu düşünceyi Freud'un bilinçdışı kavramıyla temellendiriyor. Bilinçdışı bizi kendi çıkarlarımıza aykırı davranmaya itiyor: kalp hastalığından korkan biri brokoli yerine çörek yiyor, sağlıklı bir ilişki isteyen biri acı veren bir partner seçiyor. Genellikle bunu özgürlüğün yokluğu sayarız; yazar ise tersini savunuyor — tam da bilinçdışının bilinçli denetimimizden kaçması, belirlenim zincirini kesintiye uğratan, alternatif bir olasılık yaratan noktadır. «Kendi içimizde bölünmüş olduğumuzdan dolayı özgürüz.»
Girişin en akılda kalan kısmı isim örneği. Hiçbir çocuk kendi adını seçmez; isim, ebeveynlerin ya da başka yetişkinlerin çocuğa dayattığı bir «şiddet eylemi»dir ve onunla çocuğa bir kader yüklenir. McGowan dipnotta annesinin adını şapkadaki kâğıtlardan «kendisine seçtirdiğini» anlatıyor ve bunun da yabancılaşmayı ortadan kaldırmadığını gösteriyor — kâğıtları yine yetişkinler yazmıştı. «Benim adım Todd» cümlesinin kendisi konuşan ile isim arasındaki mesafeyi ele veriyor.
Birinci bölümün başında yazar özne ile kimlik arasındaki merkezi ayrımı koyuyor: kimlik iş, aile durumu, din, siyasi eğilim, etnik köken gibi toplumsal konumlardan oluşur; özne ise bunların hiçbiriyle tam örtüşmez. Bu «başarısızlık» öznelliğin ta kendisidir. Buradan kimlik siyasetine ve tüketim kültürünün «satılık kimlikler» sunmasına eleştirel bir bakış açılıyor.
McGowan'ın fikirleri gerçekten taze ve kişisel gelişim endüstrisinin «gerçek kendini bul» vaatlerine güçlü bir felsefi yanıt veriyor. Ancak metin Hegel, Lacan, Sartre, Fanon adlarıyla dolu, akademik bir dille yazılmış ve uzman olmayan okur için yorucu olabilir.
- Soyut fikirler gündelik örneklerle (isim koyma, çörek yemek, patronla ters düşmek) açıklanıyor
- Geniş dipnotlar Hegel, Sartre, Žižek, Russell ile diyalog kuruyor
- Argüman adım adım, her bölümde yeni bir alana (modernite, kapitalizm, kamu) uygulanıyor
Aynı Hegel–Lacan çizgisinde, öznenin iç bölünmüşlüğünü merkeze alan eser — sitemizde incelemesi var
Modern toplumun «normal» ve «anormal» kimlikleri nasıl kurduğunu eleştirel olarak inceleyen metinler — sitemizde incelemesi var
Birinci bölümün başında yazar özne ile kimlik arasındaki merkezi ayrımı koyar: kimlik iş, aile, din, siyasi görüş, etnik aidiyet gibi toplumsal konumlardan oluşur, özne ise bunların hiçbiriyle tam örtüşmez. Bu «başarısızlık» öznelliğin kendisidir.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.