Rusların Gözüyle Türkler
Uygun
- Türk-Rus ilişkilerinin tarihini ve «öteki» imgesinin kaynağını öğrenmek isteyenlere
- Kıpçaklar, Peçenekler, Altın Orda ve Kiev Rusyası konularıyla ilgilenenlere
- Tarihe kaynak diliyle (yıllık, elçi raporu, şiir) bakmayı sevenlere
Uygun değil
- Roman gibi akıcı, dipnotsuz ve sade tarih okumak isteyenlere
- Rus tarafının görüşünü de yazarın dışında okumak isteyenlere: kitap bir Türk tarihçinin bakışı
- Yalnızca Osmanlı-Rus savaşlarını arayanlara: okunan kısım çok daha eski döneme ait
Önsözde yazar Türk-Rus münasebetlerinin tarihinin sık söylenen 90 yıllık (Moskova Anlaşması) ya da 500 yıllık (Osmanlı-Rus temasları) tarihten çok daha eskiye dayandığını yazıyor. Slavlar tarih sahnesine çıktığında Avar, Hazar, sonra Peçenek, Kıpçak ve İdil Bulgarlarıyla yan yana yaşamış ve çok sayıda savaş yapmış. Rusların Hristiyanlığı kabul ettikten sonra manastırlarda yazdığı yıllıklar (letopis) ilk kayıtlar ve Türk boylarını olumsuz tasvir ediyor: yazar bunu doğal buluyor, çünkü bu, «ötekinin», yani düşmanın tasviri.
Yazar Altın Orda'nın Rusya üzerindeki 2,5 asırlık hâkimiyetini Rusların Türklere bakışının en olumsuz dönemi sayıyor ve Rus okul ders kitaplarında bu dönemin neredeyse görmezden gelindiğini söylüyor. Osmanlı-Rus savaşlarının toplam süresi 50 yıldan az olsa da bu savaşlar sonraki kuşakların Türk algısını etkilemiş. Ruslar Türk halklarını «barbar» diye tasvir ederek kendi yayılmalarını meşrulaştırmaya çalışmış: onlara göre bu topraklara «medeniyet» götürüyorlardı.
Kaynaklar konusunda yazar Rus yıllıklarını, elçi raporlarını, devlet adamlarının anılarını, askerî anıları, konsolos ve istihbarat raporlarını, edebî eserleri ve Rus aydınlarının yazılarını kullandığını söylüyor. Kitap aynı zamanda Türk-Rus münasebetlerinin kısa bir tarihçesini de veriyor. Yazar tüm kaynakları görmenin mümkün olmadığını, Türklerle ilgili yüz binlerce Rus kaynağı bulunduğunu kabul ediyor ve her dönemden birkaç önemli kaynak seçtiğini belirtiyor.
Birinci bölüm Avarlarla başlıyor. Yıllıkta Avarların Slavlara nasıl zulmettiği ve «Avarlar gibi öldüler, ne soyları ne mirasçıları kaldı» deyimi veriliyor. Polyane gibi Slav boylarının Hazarlara vergi verdiği, her evden bir kılıç ödedikleri yıllık alıntısıyla gösteriliyor. Normanların (Variag) Doğu Slavlarını birleştirmesi ve «Rus» adının doğuşu anlatılıyor, Kiev Rusyası döneminde Türk boylarıyla münasebetlerin tarihin büyük kısmını oluşturduğu yazılıyor.
Peçenekler Rus tarihinde ilk Rus knezini öldürenler: Knez Svyatoslav 973'te Balkan seferinden dönerken saldırıya uğruyor, Peçenek hükümdarı Küre onun kafatasını altınla kaplayıp içki kadehi yapıyor. Peçenekler 1036'dan sonra Rus sınırından uzaklaşıyor, yazar Akdes Nimet Kurat'ın bunun nedeninin Uzların gelişi olduğu görüşünü hatırlatıyor. Puşkin'in «Ruslan ve Lüdmila»sında Peçeneklerin Kiev seferi anlatılıyor. Uzlar «Torklar», Berendeyler ve «Kara Kalpaklılar» adıyla Rus sınırına yerleştiriliyor.
Kıpçaklar ise 1061-1210 arasında Rus topraklarına 50 büyük sefer düzenliyor ve Kiev Rusyası'nın yıkılışının nedenlerinden biri oluyor. Yıllıklar onları «alçak, Tanrısız» diye adlandırıyor ve saldırılarını Tanrı'nın cezası olarak açıklıyor. 1185'te Knez İgor'un seferi yenilgiyle bitiyor, İgor esir düşüyor, bu sefer de Rusların en ünlü destanı «İgor'un Alayı Destanı»nın konusu oluyor. Bölümün sonunda 986'da İdil Bulgarlarının Knez Vladimir'e İslam'ı kabul etmesini önermesi ve Vladimir'in «Rusya'da içki ve eğlencesiz yaşanmaz» diyerek reddetmesi hikâyesi veriliyor.
- Kaynaklar: Rus yıllıklarından (Voskresenskaya, İpatyevskaya, Lavrentyevskaya) doğrudan alıntılar
- Tarihî olayları Puşkin ve «İgor'un Alayı Destanı» gibi edebî metinlerle birleştirmek
- Her bölümün sonunda dipnotlarda Rus ve Türk araştırmacılara geniş atıf
- Kısa, konuya göre ayrılmış bölümler (Peçenekler, Kıpçaklar, din faktörü)
- Sonda kaynakça (s. 201) ve dizin (s. 215) bulunuyor, atıf yapılan kaynaklara ulaşmak kolay
Yazarın İdil Bulgarları, Moğollar ve Altın Orda tarihini anlatan diğer kitabı
Altın Orda'yı ve Cengizoğulları dönemini anlatan derleme eser
Kitapta defalarca atıf yapılan Rusya tarihi klasiği
Birinci bölümün en ilginç sonucu bir paradoks: yıllıklar Kıpçakları «alçak» diye adlandırsa da Rus knezleri onların han kızlarıyla evleniyor. Yaroslav Mudrıy'ın oğlu I. Vsevolod Kıpçak hanının kızıyla evleniyor, II. Svyatopolk 1094'te Togor Han'ın kızıyla evleniyor, Monomah'ın oğulları, Yuriy Dolgorukiy dahil, Kıpçak hanlarının kızlarıyla evleniyor, Yuriy Dolgorukiy'in bu evlilikten 11 çocuğu oluyor. Yazar bu evliliklerin hem siyasi ve askerî destek hem de üstün olan Türk soyuyla akrabalık amacı taşıdığını yazıyor.
Bu hattın devamı da ilginç: Kıpçak Hanı Aep'in kızıyla evlenen Knez Svyatoslav'ın oğlu, Rusların ilk destanının kahramanı İgor'du. Yani Rusların ünlü kahramanı yarı Kıpçaktı. Bu knezlerin torunları sonradan Büyük Moskova knezleri oldu ve XVI. yüzyılın sonuna kadar hüküm sürdü. 1223'te ise Ruslar ve Kıpçaklar Moğollara karşı ittifak kuruyor: Kıpçak knezi Kotyak Rus knezlerine «bugün bizim topraklarımızı aldılar, yarın sizinkini alacaklar» diyor. Kalka Irmağı kıyısında birleşik ordu yenilgiye uğruyor. Yıllıklar ise Moğolları Kıpçakları cezalandırmak için Tanrı tarafından gönderilen bir güç olarak resmediyor.
Bir sorununuz varsa bize yazın. Yayınevi, yazar, hak sahibi ya da sadece okuyucu — fark etmez. Bu incelemede telif hakkı açısından sorunlu bir şey varsa, inceleme yazarı sitenin kurallarını ihlal etmişse, ya da sadece bir öneriniz ya da şikayetiniz varsa, hey@kitabdanevar.com adresine yazın. Meseleyi mahkemeye taşımadan, kendi aramızda çözmek istiyoruz: başvuruyu 48 saat içinde inceliyor, gerekirse incelemeyi düzeltiyor ya da tamamen kaldırıyoruz.